OW Debug - Notice
Message: Trying to access array offset on value of type null
File: /home/romarekl/public_html/sosyallift.com/ow_plugins/privacy/classes/event_handler.php
Line: 62
OW Debug - Notice
Message: Trying to access array offset on value of type null
File: /home/romarekl/public_html/sosyallift.com/ow_plugins/privacy/classes/event_handler.php
Line: 62
Adli kontrol kararı ve karara itiraz - CMK 109 md. Konutu terk etme...
Loading...
 
en

Adli Kontrol Tedbiri nedir? (CMK 109)

Adli kontrol emri, tutuklanma sebepleri bulunmasına rağmen şüpheli veya sanığın kontrol altına alınarak tutuklama emri yerine uygulanan ceza muhakemesi tedbiridir. Tutuklama emri yerine hâkim, şüpheli veya sanığı "adli kontrol şartıyla" kontrol altına alarak şüpheli veya sanığı serbest bırakır. Adli kontrol tedbiri, şüpheli veya sanığın adli bir kararla ancak idari yollarla (imzalama, yurt dışına çıkış yasağı vb.) Kontrol altına alınmasını sağlar. Adli kontrol tedbirlerine ancak ceza mahkemesi tarafından karar verilebilir (CMK m. 110).


Ceza Muhakemesi Kanununda (CMK Md. 100/4) öngörülen suçlar yani üst sınırı 2 yıldan az hapis cezası gerektiren suçlar açısından da adli kontrol tedbirleri uygulanabilmektedir.


Tutuklama, suç işlediğinden şüphelenilen kişiye uygulanan en ağır ceza muhakemesi tedbiridir. Adli kontrol tedbiri, tutuklamadan kaynaklanan bazı rahatsızlıkların önüne geçmek için öngörülen, şüpheli veya sanığı sosyal hayatta kontrol etmeyi amaçlayan alternatif bir yoldur. Ayrıca kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin sona ermesi nedeniyle tahliye olanlara da adli kontrol hükümleri uygulanabilir.


Adli kontrol ve denetimli serbestlik birbiriyle karıştırılmamalıdır. Son cezanın infazında şartlı tahliye hukuku uygulanır. Adli kontrol tedbiri yargılama devam ederken yani cezanın henüz kesinleşmediği bir aşamada uygulanır. Denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbiri ayrı kurumlar olmakla birlikte, şartlı tahliye müdürlüğü tarafından takip edilmekte ve uygulamada kavramların karıştırılmasına neden olmaktadır.




Adli Kontrol Önlemleri Nelerdir?

Şüpheli veya sanığın mahkeme tarafından adli kontrol altına alınması bir veya birden fazla sorumlulukla mümkündür. Adli kontrol tedbirine karar veren ceza mahkemesi, şüpheli ve sanığı nasıl adli kontrol altına aldığını kararında açıkça belirtmelidir. Yargı denetimi, bir eylemi yerine getirmeye yönelik pozitif bir yükümlülük (örneğin, imzalama) veya bunu yapmama yönünde negatif bir yükümlülük (örneğin, belirli yerlere gitmeme) olabilir.

Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na göre, mahkeme tarafından şartların yerine getirilmesi halinde, şüpheli veya sanık aşağıdaki adli kontrol tedbirlerinden bir veya birkaçına tabi tutulabilir(CMK m. 109/3):



  • * Yurt dışına çıkma yasağı: Yurtdışına çıkma yasağı, uygulamada en yaygın adli kontrol tedbiridir. Sulh ceza mahkemesi veya mahkeme çıkış yasağına karar verdiğinde, karar derhal UYAP üzerinden tüm dış çıkış noktalarına (havalimanı, gümrük) bildirilir.
  • * İmza Başvurusu: Hakim tarafından belirlenen yerlere belirlenen süreler içerisinde düzenli başvuru.
  • * Hâkim tarafından belirlenen makam veya kişilerin çağrılarına uymak ve gerektiğinde mesleki meslekler veya sürekli eğitim ile ilgili önlemleri kontrol etmek.
  • * Her türlü aracı veya bir kısmını kullanamama ve gerektiğinde ehliyetini kalemine makbuz karşılığında teslim etme.
  • * Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde hâkim veya savcı, zanlının mesleki faaliyetlerinde kalıcı veya geçici olarak araç kullanmasına izin verebilir.
  • * Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu madde ve alkol bağımlılığından arınmış olmak için hastaneye yatış dahil olmak üzere tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve kabul etmek.
  • * Teminat Ücreti (Kefalet): Savcının talebi üzerine, zanlının mali durumu, miktarı ve ödeme süreleri dikkate alınarak hâkimin belirleyeceği bir teminat tutarını tek seferde veya birden çok taksitle yatırmak. Adli kontrol koşulları mevcut olsa bile, mahkemeler nadiren kefalet isteme yöntemini kullanır.
  • * Silah bulundurulmaması veya taşınmaması, sahip olunan silahların gerektiğinde makbuz karşılığında yargı gözetimine teslim edilmemesi.
  • * Suç mağdurunun haklarını güvence altına almak için Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hâkimin belirleyeceği parayı ayni veya şahsen teminat altına almak.
  • * Aile yükümlülüklerini yerine getirmesini ve ödemeye mahkum olduğu nafakayı yargı kararlarına göre düzenli olarak ödeyeceğini temin etmek.
  • * Evinizi terk etmemek.
  • * Belirli bir yerleşim bölgesinden ayrılmamak.
  • * Belirlenen yerlere veya bölgelere gitmemek.




Adli Kontrol Kararı ve Elektronik Kelepçe Takılması

Yargı denetimi şartıyla serbest bırakılan sanık veya sanıklara elektronik kıskaç takmak da mümkündür (Denetimli Serbestlik Yönetmeliği madde 105). Adli kontrol kararının niteliğine göre, yükümlü kişinin ev içinde veya çevresinde serbestçe hareket edebileceği alanlar belirlendikten sonra, alacaklının ayaklarına elektronik kelepçeler takılır.


Elektronik kelepçe açılırsa sistem alarm verir. Elektronik kelepçenin açılması veya belirlenen alan dışına çıkılması adli kontrol kararının ihlali olarak kabul edilir. Elektronik kelepçeyi açarak yükümlülüğü ihlal eden kişi tutuklanacaktır.




Yargı Kontrol Tedbiri Kararı Hangi Mahkeme Tarafından Verilir?

Adli kontrol kararı hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında verilebilir. Buna göre soruşturma ve kovuşturmada adli kontrol tedbirlerine karar verme usulü aşağıdaki gibidir (CMK m. 110):


  • * Soruşturma aşamasında; Savcının talebi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile şüpheli soruşturmanın her aşamasında adli kontrol altına alınabilir. Savcının talebi olmadığı takdirde, Ceza Sulh Ceza Hakimliği otomatik olarak adli kontrol kararı veremez. Ancak soruşturma aşamasında tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimine sevk edilen zanlı, tutuklanmak yerine hâkimin kendisi tarafından adli kontrol altına alınabilir.

  • * Savcılık aşamasına; Davalı hakkında yargılama yapan mahkeme, adli kontrol tedbirine karar verme yetkisine sahiptir. Kovuşturma aşamasında genel yargı mahkemeleri, ilk derece ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemesi olmak üzere iki mahkemeden oluşur. Ayrıca çocuk mahkemesi, fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi vb. Özel mahkemeler, kovuşturma aşamasında adli kontrol kararları verebilir.



Sulh ceza hâkimi soruşturma aşamasında, yargılamayı kovuşturma aşamasında yürüten mahkeme; şüpheliyi adli kontrol uygulamasında bir veya daha fazla yeni yükümlülük altına sokabilir; Şüpheliyi bazılarına uymaktan tamamen veya kısmen çıkarabilir, değiştirebilir veya geçici olarak muaf tutabilir.





Adli Kontrol Kararına İtiraz ve Kaldırılması (CMK m. 111/2)

İtiraz, bir hakimin veya mahkemenin kararının başka bir merci tarafından incelenmesine karşı verilen hukuki çözümdür. Adli kontrol tedbir kararına (CMK 111/2) itiraz edilebilir.


Şüpheli veya sanığın talebi üzerine hâkim veya mahkeme, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verebilir. Tedbirin kaldırılması yerine, adli kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülüklerin tamamen veya kısmen kaldırılmasına, değiştirilmesine veya şüpheli / sanığın bir kısmına uymaktan geçici olarak muaf tutulmasına karar verilebilir.


Adli kontrol kararına itiraz süresi, kararın yüz yüze verilmesi halinde öğrenilme tarihinden itibaren, yoksa tebligat yapılması halinde tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür.





Adli Kontrol Ne Kadar Sürer?

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda adli kontrol uygulamasının ne kadar süreceği konusunda net bir düzenleme bulunmamaktadır. Soruşturma aşamasında verilen adli kontrol tedbiri, kovuşturma aşamasında muvafakatname ile devamına karar verilmediği takdirde kaldırılmış sayılmalıdır.


Soruşturma aşamasında karar verilen ve kovuşturma aşamasında veya ilk defa kovuşturma sırasında devam etmesi kararlaştırılan adli kontrol tedbirleri, kararın kesinleşmesine kadar devam ediyor. Karar kesinleştikten sonra adli kontrol tedbiri otomatik olarak kaldırılacak. Kesin kararın infazında yargılama aşamasına ilişkin adli kontrol hükümleri uygulanmaz.





Adli Kontrol Tedbirine Uyulmaması ve Sonuçları (CMK m. 112)

Adli kontrol şartlarını isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanığa verilebilecek hapis cezası süresi ne olursa olsun yetkili adli makam derhal tutuklama kararı verebilir. Adli kontrole uyulmaması halinde tutuklama kararı yetkili makamın takdirindedir. Adli kontrol kararının ihlali halinde mahkeme gerekli gördüğü takdirde tutuklama emri yerine adli kontrol şeklini değiştirebilir veya devamına karar verebilir.


Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle bazı şüpheli veya sanıkların adli kontrol altında serbest bırakıldığına hemen dikkat edilmelidir. Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali halinde hâkim, tutuklama kararı da verebilir. Ancak bu durumda tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren işler için dokuz ayı, diğer işler için iki ayı (CMK md. 112/2) geçemez.





Güvence (Kefalet Tahliyesi) nedir? (CMK md. 113)

Uygulamada kefaletle tahliye olarak adlandırılan belirli bir teminat verilmesi, bir tür adli kontroldür. Şüpheli veya sanık, belirli teminatları göstermeleri kaydıyla adli kontrol altına alınabilir. Şüpheli veya sanığın göstereceği teminat, aşağıdaki hususların yerine getirilmesini sağlar:


  • * Tüm usuli işlemlerde, kararın icrasında veya diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesinde şüpheli veya sanığın varlığı.
  • * Aşağıda gösterilen sırayla ödeme yapmak:
  • * Katılımcının yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararın telafisi ve restorasyonu; Şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödemedikleri için yargılanırsa nafaka alacakları.
  • * Kamu harcamaları.
  • * Para cezaları.



Şüpheli veya sanığı güvence göstermek zorunda bırakan kararda, yukarıda belirtilen zarar, masraf, ceza, masraf vb. Hangisi ne kadar ayrı ayrı gösterilmelidir.




Yurtdışına Çıkma Yasağı nedir? Nasıl İtiraz Edilir?

Şüpheli yurt dışına çıkış yasağı veya sanığın soruşturma veya kovuşturmasının herhangi bir aşamasında Türkiye dışına çıkması yasak tedbirdir. Sulh ceza hâkimi ve kovuşturma aşamasında yargılamayı yürüten mahkeme tarafından kararlaştırılan yurtdışına çıkma yasağı, geçici bir adli tedbirdir.


Yurt dışına çıkış yasağına itiraz süresi, kararın yasal yollarla (beyan veya bildirim) öğrenildiği tarihten itibaren 7 gündür. Temyiz süresi dolsa bile yurt dışına çıkış yasağı kararını veren mahkemeye başvurarak söz konusu tedbirin kaldırılması veya başka bir tedbire dönüştürülmesi her zaman istenebilir.




Soruşturmada Verilen Yargı Kontrol Kararı Kovuşturmada Devam Edecek mi?

Soruşturma aşamasında savcının talebi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından adli kontrol kararı verilir. Soruşturma aşamasında verilen adli kontrol kararı, kovuşturma aşamasında otomatik olarak devam etmiyor.


Kovuşturma aşamasında, yani dava açıldıktan sonra, soruşturma aşamasında verilen adli kontrol kararı, davaya bakan mahkeme adli kontrol kararının devamına karar vermediği takdirde otomatik olarak kaldırılır. Dava açıldıktan sonra mahkeme, muvafakatname düzenlenirken adli kontrol tedbirinin devam edip etmeyeceğine karar vermelidir. Mahkeme tarafından adli kontrol konusunda herhangi bir karar alınmazsa adli kontrol tedbiri otomatik olarak kaldırılır. Ancak uygulamada adli kontrolün devamına karar verilmese bile mahkemelerin talep üzerine adli kontrolün kaldırılmasına yönelik yeni bir karar aldığı görülmektedir.




Yargı Kontrolünde Serbest Bırakılan Kişi Tutuklanabilir mi?

Savcı, adli kontrol şartıyla salıverilen kişiye karşı hukuk yoluna başvurabilir. Savcılığın başvurusu üzerine adli kontrol şartıyla serbest bırakılan sanık veya sanık, şartları varsa yeniden tutuklanabilir.


Yargı denetimi şartıyla salıverilen şüpheli veya sanık, adli kontrolün gerektirdiği yükümlülüklere (imzalama, belirli bir yerde ikamet etme, elektronik kelepçe takma vb.) Uymaması halinde de tutuklanabilir (CMK m. 112/1). Ancak adli kontrol yükümlülüklerini yerine getiren şüpheli veya sanıklar tutuklanamaz.




Yazı İşleri Müdürlüğü ile Adli Kontrol İşleri Yapılıyor mu?

Adli sicil kaydı, kişilere ilişkin ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bilgilerin nihai mahkeme kararına göre kayıt altına alındığı sistemdir.


Adli kontrol tedbiri, ceza mahkumiyeti veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla hükmedilen başka bir ceza türü değildir. Dolayısıyla adli kontrol tedbiri adli sicil kaydına girmez.


Adli kontrol kararına itiraz, ceza soruşturması veya dava dosyası değerlendirilerek bir avukat tarafından yapılması faydalı olan bir hukuk yoludur.


OW Debug - Notice
Message: Trying to access array offset on value of type null
File: /home/romarekl/public_html/sosyallift.com/ow_plugins/privacy/classes/event_handler.php
Line: 62
Share:
     Blog home

The Wall

No comments
You need to sign in to comment