Loading...
 
en
Diyanet İşleri Başkanlığı
Male 96 y.o.

Photo Albums

Followers

Friends

BTK
AK Parti

My projects

No projects started yet

Video

· More
Mahsun Aydın
Yaşar Karaçoban
Halit Yilgin
Maide Çınar
Gökhan kürek
Kemal Bilir
Eyüphan Kılıç
Osman Güner
Zehra karacık
Mehmet salıh gümüş
Cafer akkurt
Osman Baskan
Etem Şenol
Ömer Kara
Çağlar Kara
Ömer Faruk Çağlar
Ali akar
Osman Kurutoprak
Alican Güneş
Emrecan Dokuyan
Selda Ecesu
Ramazan Karaca
Suat Öztepe
İbrahim Adnan Saraçoğlu
Can Arif
Emrah Demir
Resul Kurnaz
El Emegi
Kamile Parlak
Uğur Zorlu
Mehmet Emin Çavuş
Mualla Melekcan
Abuzer Kadayıf
Rahman Beşli
Abdurrahim Çelik
Can OK
Yusuf Efendi
Beyazıt Mutlu
hakan türkeş
Acar Suphi
Sadık Çardak
Mehmet Zorlu
Yakup Damar
Mehmet Büşra Bekar
Hüseyin Kastallı
Ercan Alanbay
Firat Kopal
Yıldırım Ömer
Aysun topbaş
Mine Ünal
Zafer Tayfur
Selen Ay
Erhan Mürütsoy
Rozerin Kara
Serif Cangul
Adil Adıgüzel
Ahmet Yılmaz
Serdar Erden
Engin Görgülü
Ceyhun Sezginler
Share:

Newsfeed

  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: “86 yıllık hasret sona erdi”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ayasofya’nın cami olarak yeniden açılması ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesi sonrası sosyal medya hesaplarından bir mesaj yayınladı.

    İstanbul'un fethinin en önemli sembolü olan Ayasofya'nın asli hüviyetine kavuşup yeniden müminlerle buluştuğu için Allah’a hamd eden Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Müslümanlar için 86 yıllık hasretin ve özlemin sona erdiğini, bu muştuyla milletin yüreğindeki hüznün büyük bir sevince dönüştüğünü belirtti.

    “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen herkesten Cenab-ı Mevla razı olsun. Onları Peygamber Efendimizin müjdesine nail eylesin” ifadesini kullanan Başkan Erbaş, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    “Fethin en önemli sembolü Ayasofya, asli hüviyetine kavuşmuş ve yeniden müminlerle buluşmuştur.

    Allah’a sonsuz hamd-ü senalar olsun.

    Müslümanlar için 86 yıllık hasret ve özlem sona ermiş, bu muştuyla milletimizin yüreğindeki hüzün büyük bir sevince dönüşmüştür.

    Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen herkesten Cenab-ı Mevla razı olsun. Onları Peygamber Efendimizin müjdesine nail eylesin.

    Ayasofya ifade ettiği mana bakımından sadece bir mabet değildir. Müslümanlar için büyük bir inancın, medeniyetin, ahlakın ve adaletin sembolüdür.

    Şimdi bize düşen, ulu bir cami olarak Ayasofya’nın ifade ettiği manaları yeryüzüne egemen kılmak için daha büyük bir inanç, azim, heyecan ve özveri ile çalışmaktır.”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: “86 yıllık hasret sona erdi”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ayasofya’nın cami olarak yeniden açılması ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesi sonrası sosyal medya hesaplarından bir mesaj yayınladı.

    İstanbul'un fethinin en önemli sembolü ... See more

    2 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Ülkemizde günde 320, dünyada günde 16500 kişiyi öldüren sigara, uzmanlara göre akciğerlerin savunmasını önemli bir ölçüde bozuyor. Bu da koronavirüse karşı kişiyi savunmasız hale getiriyor. Dinen haram olan sigarayı bırakalım, bağışıklığımızı güçlendirelim.
    2 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Diyanet Teşkilatı olarak, ülkemizin en ücra köşesine kadar milletimizin her zaman hizmetindeyiz. Birliğimiz ve dayanışmamız, en büyük zenginliğimizdir.
    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    İslam neyi haram kıldıysa onda kötülük ve insana zarar, helal kıldığı şeylerde de temizlik ve insana fayda vardır.
    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Başkanlığımıza milletimizin büyük desteği ve İslami değerlere her daim sahip çıkması azmimizi, heyecanımızı ve sorumluluğumuzu daha da arttırmıştır.
    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Vaaz ve irşad hizmetlerinde dijital mecralar daha etkin kullanılacak

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle vaaz, irşat, manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini yerel televizyon ve radyo kanalları ile sosyal medya üzerinden devam ettirmeye başlamıştı.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, dijital mecraların daha etkin ve sistematik kullanılması için 81 il müftülüğüne bir yazı göndererek, il irşat kurullarının vaaz-irşat, manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin müftülük sosyal medya hesapları vasıtasıyla yürütülmesi hususunda gerekli çalışmaları yapmasını istedi.

    Yazıda belirtilen program kapsamında il irşat kurulu, Sosyal medya hesapları üzerinden yürütülecek hizmetlerde görev alacak personeli belirleyecek, günde en az bir vaaz veya sunum müftülüğün sosyal medya hesaplarından yayınlanmasını sağlayacak.

    Kur'an ve sünnetten beslenen iletişim örneklerine ağırlık verilecek

    Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilecek vaaz veya sunumlar 15 dakika olarak planlanacak. Sunumlarda “İman Nimeti”, “Kur’an-ı Kerim, Hayat Kitabımız”, “Sünnet, Nebevi Kılavuz” gibi konuların yanı sıra, aile ahlâkına, ailede hak ve sorumluluk dengesine, Kur'an ve sünnetten beslenen iletişim örneklerine vaaz ve sunumlarda ağırlıklı olarak yer verilecek.

    Sosyal medya üzerinden yapılan vaaz ve sunumlarla aynı konuları ihtiva eden ve iki dakikayı geçmeyen özgün videolar hazırlanacak ve sosyal mecralarda paylaşılacak. Ayrıca sosyal medya araçlarının özellikleri dikkate alınarak toplumun çeşitli kesimlerine yönelik farklı formatlarda dini içerikli yayınlar hazırlanacak ve il irşat kurullarının kontrol ve onayından sonra ilgili müftülük hesaplarından paylaşılacak.

    Çocuk Destek Merkezi ve Kadın Konukevlerindeki derslere sosyal medya üzerinden devam edilecek

    Çocuk Evi, Çocuk Evleri Sitesi, Çocuk Destek Merkezi ve Kadın Konukevlerinde görevli personel, takip ettikleri müfredat çerçevesinde 15 dakika olacak şekilde hazırladıkları dersleri ilgili kuruluş müdürlüğü veya ev sorumlularına sosyal medya uygulaması aracılığıyla iletecek.

    Vaaz ve irşad hizmetlerinde dijital mecralar daha etkin kullanılacak

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle vaaz, irşat, manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini yerel televizyon ve radyo kanalları ile sosyal medya üzerinden devam ettirmeye ... See more

    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: “Salgının karşısında tedbir almak, sorumluluk bilincini yerine getirmektir”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, A Haber ekranlarından canlı olarak yayınlanan “Sahur Vakti” programına katıldı.

    Başkan Erbaş, video konferans sistemiyle katıldığı programda, Gazeteci Hikmet Öztürk ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin sorularını yanıtladı.

    Ramazan ayı ve Başkanlığın bu ayda yürüttüğü hizmetlere ilişki değerlendirmelerde bulunan Başkan Erbaş, dünyanın karşı karşıya kaldığı koronavirüs salgının aynı zamanda da insanlar için bir imtihan olduğunu ifade ederek, “Şu an dünyada koronavirüs tedbiri alınmayan hiçbir ülke kalmadı. Bu bir imtihandır. Bu imtihanı bizler, Müminler olarak imani ilkelerimize sahip çıkarak, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz, emr-i ilahisine uyarak, tedbirlerimizi alarak, tevekkül ederek, ibadetlerimizle, dualarımızla inşallah atlatacağız” dedi.

    Başkan Erbaş, yeryüzünü imar etmek için gönderilen insanın, yeryüzünü imar etmek yerine ifsadına sebep olacak; çevreyi kirletmesi, nimetleri israf etmesi, yeryüzünü, havayı, denizi kirletmesi gibi davranışlar içerisinde bulunmasının neticesinde dünyanın çeşitli musibetlerle karşı karşıya kaldığı değerlendirmesinde bulundu.

    İslam’ın yeryüzünün dengesi bozulmasın diye gönderilen bir sistem olduğunu belirten Başkan Erbaş, “Bütün Peygamberler, İslam'ın bu özelliğini yerine getirmek üzere görevlendirilmişlerdir. Peygamberler dünyanın dengesini bozan şeylere engel olmaya çalışmıştır. Bugün bizler de, Peygamber efendimize gönül vermiş herkesin bu dengeyi muhafaza etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “150 bine yakın hocamızla sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz”

    Başkan Erbaş, bu yıl Ramazan teması olarak, “Ramazan ve Sorumluluk Bilinci” başlığını belirlediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Sorumluluk bilinci bizim inancımızda çok önemlidir. Hepimiz mesul olduğumuz kitleden, ehlimizden ve çevremizden sorumluyuz. Bize verilen görevler ile ilgili sorumluluklarımız var. Her insan sorumluluk bilinci ile hareket ettiği zaman görevini yerine getirmiş olur. Müşahhas bir örnek verelim; bu salgını yaşadığımız süreçte ne diyoruz, herkes evinde kalsın, fiziksel mesafeyi dikkate alarak hayatını sürdürmeye çalışsın. Bu hastalığın bulaşması noktasında risk ortamı sürüyor, onun için herkes dikkatli olsun. İşte bu bir sorumluluk bilincidir. İbadetlerimize dikkat etmek, komşularımızla ilişkilerimizi en üst düzeyde tutma noktasında yapacağımız vazifelerimiz var. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” şu süreçte işini kaybeden, zor duruma, sıkıntıya düşen kardeşlerimiz var. Onlara sahip çıkma, yardımlaşma ve dayanışma noktasında; zekatımızla, fitremizle, sadakamızla bütün bu iyilikleri yaygınlaştırarak sorumluluk bilincimizi yerine getirmemiz gerekiyor. Bizler 150 bine yakın hocamızla bu sorumluluk bilincini hem kendimiz yerine getirmeye çalışıyoruz hem de muhatap kitlemize rehberlik etmeye çalışıyoruz. Ramazan ayı boyunca Diyanet TV ve Radyolarımızı bir mektep haline getirerek, özellikle dijital ortamı, sosyal medyayı kullanarak, diğer basın yayın organlarına destek vererek bu vazifemizi yerine getirmeye çalışıyoruz.”

    “Kur’an-ı Kerim’in tilaveti bir ibadettir”

    Ramazan ayının diğer 11 ay için Müslümanları adeta bir eğitime tabi tuttuğunu dile getiren Başkan Erbaş, “Ramazan ayı bir başlangıçtır. Ramazan ayından sonraki aylarda da aldığımız eğitimi, o nefis terbiyesini, o ibadet aşkını, o yardımlaşma ve iyilik yapma aşkını, bütün bunları diğer 11 aya yaymak amaçlıdır” dedi.

    Başkan Erbaş, Kur’an-ı Kerim’in yüzünden okunmasının da bir ibadet olduğunun altını çizerek, “Kur'an'ın anlamını bilmeyen tilavet etmesin gibi bir anlayış çok tehlikeli, yanlış bir anlayıştır. Kur’an-ı Kerim’in tilaveti bir ibadettir. Anlamaya çalışmak da çok önemlidir. Biz bunu her zaman teşvik ediyoruz önemli olduğunu söylüyoruz” şeklinde konuştu.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: “Salgının karşısında tedbir almak, sorumluluk bilincini yerine getirmektir”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, A Haber ekranlarından canlı olarak yayınlanan “Sahur Vakti” programına katıldı.

    Başkan Erbaş, video konferans sistemiyle katıldığı pro ... See more

    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Ankara Barosu yöneticileri hakkında suç duyurusu

    Diyanet İşleri Başkanlığı Hukuk Müşavirliği, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'a yönelik açıklama nedeniyle Ankara Barosu yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    1. Hukuk Müşaviri Selami Açan imzasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunda, 24 Nisan Cuma Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın Ankara Hacı Bayram Camii'nde "Ramazan Sabır ve İrade Eğitimi" konulu, cuma namazı öncesi irad ettiği hutbede yer alan ifadelere yer verildi.

    Suç duyurusu dilekçesinde, "Başkan Erbaş'ın) halkımıza İslam'ın evrensel emir ve mesajlarını iletmesi üzerine İslam dinine, İslam dinine inanan Müslümanlara, Başkanımıza ve Başkanlığımıza karşı Ankara Barosu Başkanlığınca sosyal paylaşım siteleri ve Ankara Barosunun resmi web sayfası üzerinden çirkin bir şekilde pervasızca saldırılarda bulunulmuştur" ifadesine yer verildi.

    Ankara Barosu yetkililerinin sosyal medya hesaplarından paylaştığı açıklamaya da yer verilen dilekçede, şunlar kaydedildi:

    "Paylaşımıyla şüphelinin, kamusal görevlerinden dolayı Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş'a ve Başkalığımıza yönelik tahkir edici, küçük düşürücü, alaycı ve hakaretamiz söylemiyle kamu görevlisine alenen hakarette bulunduğu tespit edilmiştir. Anayasanın 136'ncı maddesinden almış olduğu yetki ve görevi nedeniyle milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunu olan 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1'inci ve 3'üncü maddesi ile İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan ve dini alandaki kamu hizmetini vatandaşlara ulaştıran anayasal bir kuruluş olan Başkanlığımıza ve Başkanlığın en üst amiri olan Diyanet İşleri Başkanımıza yürütmekte olduğu kamusal görevlerinden dolayı alenen hakaret edilmiştir. Aynı açıklamada millet geçmişimize, inanç değerlerimiz kutsallarımıza açıkça hakaretler edilmektedir.

    Şüphelinin hakaret içeren açıklamaları facebook hesabından paylaştığı, paylaşım ve yazıda geçen sözlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10'uncu maddesi kapsamına uygun düşünce, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kalmadığı, tahkir edici, sert ve incitici mahiyette olduğu ve Başkanımızın şerefine ve saygınlığına saldırı niteliğinde olduğu ve Başkanımızın yerine getirmiş olduğu kamu görevi nedeniyle hakaret edildiği açıktır.

    Şüpheli tüzel kişi ve yetkili organları şikayete konu paylaşımı ile toplum nezdinde ve sosyal medyada büyük tepkiye yola açan ve halk arasında infiale sebep olan; İslam dinini, İslam dinine inanan Müslümanları ve kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'deki emir ve yasakları hakkında hakaretamiz bir şekilde aşağılayıcı, tahrik edici, nefret ve ayrımcılık içerikli paylaşımda bulunarak, Türk Ceza Kanunu'nun 122, 125 ve 216'ncı maddelerinde belirtilen 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, nefret ve ayırımcılık ile hakaret' suçlarını işleyerek, şüphelinin tahammül edilmesi imkansız alaycı hakaret ve ithamları içerir paylaşımı

    birden fazla kişiye ulaşarak toplumun muayyen bir kesiminin aşağılanmasına, toplum önünde küçük düşürülmesine ve yıpratılmasına sebep olmuştur."

    "Re'sen soruşturma ve kovuşturma başlatılmalı"

    TCK 131/1'inci maddesi gereğince, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı ve re'sen yapılacağının Yargıtay içtihatları ile de sabit hale geldiği belirtilen dilekçede, "Bu nedenlerle, din konusunda toplumu aydınlatmakla görevli, halk nazarında saygın ve itibarlı, önder konumundaki Diyanet İşleri Başkanımıza alenen hakaret eden şüpheli hakkında re'sen kamu görevlisine alenen hakaret suçundan soruşturma ve kovuşturma başlatılması kamusal önem arz etmektedir." ifadeleri kullanıldı.

    Dilekçede, Ankara Barosu ve yetkili organlarının TCK'nin ilgili maddeleri uyarınca halkı kin ve düşmanlığa tahrik ederek veya aşağılayarak toplumda nefret ve ayırımcılığa yol açarak kamu çalışanına görevinden dolayı alenen hakaret suçundan soruşturma ve kovuşturma başlatılması talep edildi.

    Ankara Barosu yöneticileri hakkında suç duyurusu

    Diyanet İşleri Başkanlığı Hukuk Müşavirliği, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'a yönelik açıklama nedeniyle Ankara Barosu yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    1. Hukuk Müşaviri Selami Açan imzasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın ... See more

    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan açıklama

    Din İşleri Yüksek Kurulu; İslam’da zinanın ve bütün çeşitleriyle eşcinsel ilişkinin açık ve kesin bir şekilde haram olduğunu açıkladı

    Yüce Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlerin toplumlarına tebliğ ettikleri mesajların ve son din olan İslâm’ın, Allah’ın indirdiği hakikatler çerçevesinde vazgeçilmez inanç esasları, ilkeleri, ibadetleri, sosyal hayatı düzenleyen normatif kuralları vardır. Esasen dini din yapan unsurlar da bunlardır. İslam, getirdiği ilahi hakikatlerle, insanlığın varoluşsal sorularına cevap veren, insan ve toplum hayatını en uygun biçimde düzenleyen, dünyayı insanlık onuruna yaraşır bir biçimde yaşanılır bir yer haline getirmeyi hedefleyen son hak dindir. İnsanlığın bu hedefe ulaşabilmesi için İslam; hayatı, vicdanı, nesli, aklı, malı ve çevreyi korumak ve bunlara yönelen tehditleri bertaraf etmek için temel kurallar getirmiş ve müntesiplerinden bu kurallara tam bir duyarlılıkla uymalarını istemiştir. Gayrimeşru cinsel ilişkilerin her türü ve biçimini günah sayıp yasaklamak da söz konusu ilke ve kurallar çerçevesinde bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, Kur’an-ı Kerim’den önceki kutsal kitaplar olan Tevrat ve İncil’de de aynen vurgulanmıştır.

    Bu bağlamda İslam, cinsel hayatın, ancak evlenmeleri helal olan bir erkekle bir kadın arasında ve geçerli bir nikah akdine dayanan evlilik birliği içinde söz konusu olabileceğini açık ve kesin bir şekilde bildirmiştir. Bu meşru daire dışında kalan cinsel ilişkiler ise İslam’da zina olarak nitelenmiştir. Toplumun çekirdeğini oluşturan ve onun geleceğini belirleyen aile kurumunu tehdit eden en büyük tehlikelerden biri olan ve toplumsal düzenin bozulmasına, nesillerin ziyan olmasına, insana mahsus bir erdem olan haya duygusunun yitirilmesine ve birçok hastalığın ortaya çıkmasına sebep olan zina hakkında Yüce Allah onun “son derece çirkin bir iş ve çok kötü bir yol” olduğunu beyan edip, bu suçun işlenmesi şöyle dursun, yanına bile yaklaşılmaması talimatını vermiştir (İsrâ, 17/32; bk. Furkân 25/68; Mümtehine 60/12). Aynı hüküm Kur’an’dan önceki kutsal kitaplarda da yer almış, bu suçu işleyenlere ağır cezalar verileceği beyan edilmiştir (Çıkış, 20/13; Tesniye, 5/18; 22/24; Matta, 15/19; Markos, 7/21).

    İslam, zinanın yanı sıra bütün çeşitleriyle eşcinselliği de açıkça yasaklamıştır. Kur’an-ı Kerim’de eşcinsel ilişkinin çok çirkin bir fiil olduğu ve Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemek anlamına geldiği açık ve kesin bir şekilde ortaya konmuştur (Nisâ 4/ 15-16; A’raf, 7/80-84; Şuarâ 26/161-175). Kur’an’dan önce indirilen kutsal kitaplarda da aynı hükümler yer almış ve bu eylemlerin büyük bir günah ve ahlaksızlık olduğu belirtilmiştir (Levililer, 18/22; 20/13; Romalılar’a Mektup, 1/27; Korintoslular’a Birinci Mektup, 6/9).

    Gerek zinanın gerekse eşcinselliğin yasaklanmasındaki en önemli hikmet, evliliğin ve aile olmanın meşru kılınmasındaki hikmetle aynıdır. O da yaratılış kodlarına uygun nezih ve meşru bir cinsel hayat yaşanması ve insan neslinin sağlıklı bir şekilde devamının sağlanmasıdır. Allah Teala, insanın fıtratına yani yaratılış gereği sahip olduğu bedensel ve ruhsal öze aykırı her fiili yasaklamıştır. Bu açıdan bakıldığında fıtrat ile din arasında mükemmel bir uyum vardır. Din, insanın fıtratına aykırı bir emir ve yasak içermez. Zira Allah, insanın ilk yaratılış halini, temiz ve aslî tabiatını korumasını ister. Allah Teala, Rûm suresinde bu gerçeğe şöyle işaret etmektedir: “O halde sen hanîf olarak bütün varlığınla dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel! Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. İşte doğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.” (Rum, 30/30).

    Zina ve eşcinselliğin yasaklanmasında bir diğer hikmet de insan neslinin meşru bir şekilde devamının sağlanmasıdır. Bizi yaratan, yaşatan Allah, insan neslinin devamının da ancak meşru ve fıtrata uygun birliktelik olan nikahla ve bununla oluşan aile kurumu içerisinde olabileceğine hükmetmiştir. Buna göre hukuki ve ahlaki bakımdan bireyi zarara uğratan bütün nikahsız ilişki türleri dinimizce yasaklanmıştır.

    Bu noktada şu hususa dikkat edilmelidir: Anayasal bir kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanlığın dinî konularda en yüksek karar ve danışma organı olan Din İşleri Yüksek Kurulu, ilgili kanunda belirtildiği üzere “din konusunda toplumu aydınlatmak” ve “İslam dininin temel kaynakları ve metodolojisi ışığında” topluma sahih dini bilgiyi ulaştırmakla görevlendirilmiştir. Bu sorumluluğun bir gereği olarak her türlü gayrimeşru cinsel ilişkinin dinen büyük bir günah olduğunun açıklanmasını, “nefret söylemi” üretmekle veya ayrımcılıkla nitelemek, son derece haksız ve sorumsuz bir davranıştır. Kaldı ki böyle bir söylem, bütün insanlığa gönderilen son din İslam’ın kendisini, bu dinin kitabı Kur’ân’ı ve peygamberi Hz. Muhammed’i “nefret”in kaynağı olarak göstermek olduğundan büyük bir vebaldir. Aynı zamanda halkımızın benimsediği dinî ve manevî değerleri aşağılamak anlamına gelmektedir.

    Şu da bilinmelidir ki, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanlığa bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, İslam dininin temel ilkeleri, kuralları ve amaçları konusunda halkımızı aydınlatmak için kanunun kendisine verdiği görev ve yetki çerçevesinde çalışmalarına devam edecektir.

    Din İşleri Yüksek Kurulu

    Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan açıklama

    Din İşleri Yüksek Kurulu; İslam’da zinanın ve bütün çeşitleriyle eşcinsel ilişkinin açık ve kesin bir şekilde haram olduğunu açıkladı

    Yüce Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlerin toplumlarına tebliğ ettikleri mesajların ve son din olan İslâm’ın, Alla ... See more

    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
    0 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
No Items found, Add New

Rate

Your rate:
Total: 5 (1 rates)
'':
fade
slide
Rating:
''سْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِاارَّحِيم''