Loading...
 
en
Serkan BEKİROĞULLARI
Male 38 y.o.

User Signs


SCORPIO

11%

Photo Albums

Followers

Friends

Plugin Script
Acun Ilıcalı
Penguen Tasarım
Servet Yılmaz
Yemek Tarifleri
Astroloji
Türk Silahlı Kuvetleri
SEO
World History

Groups

My projects

No projects started yet

Gifts

emre gökdemir
emre gökdemir
B.Söylemez
Mustafa Erbas
Sefa açık
Soner Kırtıl
Maksume sultan
Okan BÜYÜKÇELEBİ
Hüseyin YILMAZ
Hakan temizel
Hasan akkurt
Alikemal Akyasan
Alper Aslanoğlu
Berkay kaya
Müge Anlı
Gönül Dağı
Ebubekir aktaş
Anıl Yıldız
Neşet Altın
Ferid Uluçınar
Mehmet Ilhan
Yuliyan Aleksiev
Neyfel Kahramaner
Hayrettin Karaoğuz
Giyim İlanları
Umut Can
Kara Poyraz
Ramazan tekiş
Ülkü Cantürk
Sotnikova Svetlana
Betül Su
Mehmet Bozkurt
Mehmet Bozkurt
Maşallah Atiş
HasanAkkoyun
Ahmet Furuncu
Sinan Timur
Emre Öztürk
Sevda Yazar
Klinik Danışman
Sevda Gülcan
Erkan sayan
Ümit abaylı
Serhat Arslan
Emin Yaman
Joychen Gersava Cabrera
Ikidamla Gözyaşı
Resul kurnaz
Mahsun Aydın
Yaşar Karaçoban
Halit Yilgin
Erkan
Maide Çınar
Gökhan kürek
Esen karakurt
Kemal Bilir
Eyüphan Kılıç
Şükrü Çakır
Remzi sipecek
Osman Güner
Interesting user? Create your own conclusions about this user with these additional data:
He has not blocked anyone or blocked him.
He has received 1049 friend requests and has accepted 250. He has ignored 799 and has 0 pending unattended.
He has sent 160 friend requests and accepted 159. He has been ignored 1 and has 0 unanswered yet.
He have received 78 messages/chats and have read 77. He has ignored 1. The longest conversation is 78 messages.
He has sent 21 messages/chats and has responded 4. He has been ignored 17. The longuest conversation is 104 messages.
There is no conversation with you.
Share:

Family Relationships

Sevda Yazar
Sevda Yazar
Stepmother
 

Newsfeed

  • Serkan BEKİROĞULLARI
    my
    Yağmur İpek likes this
    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    Serkan BEKİROĞULLARI posted a forum topic
    Almanya İşçi Alım Başvuru [ OBM - OBM Türkiye - OBM Almanya ]
    OBM TÜRKİYE:
    OBM Türkiye resmi sayfasından yayımlanan duyuruda başvuruların her kadro için ayrı şekilde alınmaya başladığına yer verildi. İşte yayımlanan duyuru
    Başvurular; http://www.obm-turkiye....
     Gözat Replies: 1 
    0 Like
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    0 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    Serkan BEKİROĞULLARI groups+activity_string_status_comment
    Ne yılbaşı oldu ama.
    0 Like 1 Comment
    Serkan BEKİROĞULLARI
    Jan 1
    Eskisine bakınca yenisi kimin umurunda )) umarım eskisini aratmaz
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    We chose to go #crazy instead of just being smart
    Gönül Dağı likes this
    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    Use your heart for #love, to win your mind.
    0 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    Serkan BEKİROĞULLARI created a new article
    Fransız Malları Boykot listesi - Produits français
    Fransız Malları Boykot listesi - Produits français
    İslam karşıtlığı ile son zamanların en yoğun İslami saldırılarına devamlı Avrupa ülkeleri hız kesmiyor. Tüm dünyaya sesini duyurmaktan çekinmeyen Fran...
    0 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    Padişah, baş vezire sormuş:
    - ‘Eğitim mi önemli, karakter mi?’
    Vezir hemen cevap vermiş:
    - ‘Karakter önemlidir sultanım!’
    Padişah, memleketin her yanına tellallar göndermiş:
    - ‘Duyduk duymadık demeyin… En iyi hayvan eğiticisine 100 kese altın ödül verilecek!’
    Yapılan elemelerden sonra bir kişi, ‘ülkenin en iyi hayvan eğiticisi’ olarak padişah’ın huzuruna çıkmış. Padişah sormuş:
    - ‘Bir kedi’ye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretirsin?’
    - ‘Altı ayda öğretirim padişahım!’
    Aradan altı ay geçmiş. Eğitici huzura alınmış. Padişah sormuş:
    - ‘Öğrettin mi?’
    - ‘Öğrettim padişahım!’
    Saray erkanı toplanmış. Hünerli kedi elinde tepsiyle servis yapmaya başlamış. Tam baş vezirin önüne geldiği zaman padişah sormuş:
    - ‘Ey vezir! Söyle bakalım, eğitim mi önemlidir, karakter mi?’
    Vezir, padişahın sorusuna cevap vermeden önce, kaftanının altında hazır tuttuğu bir fare’yi yere bırakmış. Kedi, fareyi görünce tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış. Altı aylık eğitim de boşa gitmiş.Vezir, padişahın sorusuna cevap vermiş:
    - ‘Karakter önemlidir padişahım.
    Önünde bir fare gördüğünde her şeyi unutan bu kedi gibi, eline bir fırsat geçtiğinde çıkarının peşinde koşan, dinini bile satan, eğitimli fakat karakteri bozuk insanlardan da Rabbim ümmeti korusun!’.

    Padişah, baş vezire sormuş:
    - ‘Eğitim mi önemli, karakter mi?’
    Vezir hemen cevap vermiş:
    - ‘Karakter önemlidir sultanım!’
    Padişah, memleketin her yanına tellallar göndermiş:
    - ‘Duyduk duymadık demeyin… En iyi hayvan eğiticisine 100 kese altın ödül verilecek!’
    Yapılan elemelerden sonra bir kişi ... See more

    Yağmur İpek likes this
    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    2 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    TAVUK DÖNER
    Virüsten dolayı üç ay dükkanı açamayınca özlemiş herkes, saat üç oldu ve neredeyse dönerim kalmadı. Kasada paraları sayarken bir çocuk yanaştı.

    _Abi kaç para dedi. Yarım beş, tam on dedim. Ya çeyrek diye sordu. Anladım o kadar parası yok, dedim sende ne kadar çıkar? Saymaya başladı ama hep 5-10 kuruş. Koy dedim paraları şuraya, sen geç otur masaya. Ustama seslendim:
    _‘’Yarım olsun, içine her şey konulsun, ayranda verin, azıcıkta tabağa patates ekleyin’’.

    Çocuk dönerini yerken küçücük ayaklarına baktım. Çıkarmış ayakkabılarını, ayaklarını birbirine sürtüyor. Anladım ki üşümüş ısıtmaya çalışıyor. Bugün çok da yağmur yağıyordu, mubarek kuru yer bırakmıyordu.

    Kendime bir çay söyledim, müsaade isteyip yanına çöküverdim. Ayranı niye açmadın dedim.
    _Param yetmez ki abi dedi. Namaz abdest ile,tavuk döner ayran ile dedim, açıverdim. İçti ne varsa, bitirdi tabağını da.

    Doymadın sen getireyim bir daha ne dersin deyince benim yıllardır aklıma gelmeyen o muhteşem şeyi duydum kulaklarımla: ‘’Elhamdülillah abi’’…

    _Eeee anlat bakalım nereden geldin, nereye gidiyorsun, niye sokaklarda dolaşıyorsun? Annen-baban ne yapar, evin nerede? diye sordum.Eli ile işaret etti;
    _ Evimiz orası işte abi dedi. Benim dükkanın tam karşısında araya sıkışmış eski bir ev vardı. Ama orası uzun zamandır boştu. Tabii biz açmayınca dükkanı üç aydır görmemişiz. Bu eve birileri taşınmış. ‘
    _’Annem işe gitti. Evleri temizleyip gelecek’’ dedi. Camdan üç gündür beni seyrediyormuş. Kaç defa söylemiş annesine ama annesi hep olmaz diyormuş. Para biriktirip yiyeceğim diye kafasına koymuş. Akşam annesi de birkaç kuruş verince bugünkü tavuk döner hayali ile uyumuş.
    Babasını hiç bilmiyormuş.
    _ Resmi var getireyim mi? dedi.

    Kim var şimdi evde dedim. Kimse yokmuş. Anahtarı da yokmuş ama kapı kapanmasın diye taş koymuş.

    Otur dedim burada. Çay da ısmarlarım sana. Annen gelince gidersin. Hem bak burada iş de çok bana yardım edersin. Ama önce sana bir ayakkabı alalım, ayaklarını ısıtalım.

    Aldım ayakkabasını baktım 33 numara. Vardım az aşağıdaki ayakkabıcıya. Döndüm dükkana. Giydirdim ayaklarına. Ama bir sevindi ki yürüyüşü bile değişti vallahi. Küçücük boyu ile masalarda olanları topladı. Neredeyse bize hiç iş bırakmadı. Bir gözüm onda, bir gözüm karşı tarafta. Hah tamam annesi de geldi sonunda.Aldım çocuğu hemen vardım yanına.
    _Abla korkma dedim, karşı tarafta dükkan sahibiyim. Bugün bize çok yardım etti senin çocuğun. Müsaade edersen akşama hanımı alıp size gelmek isterim.

    Yüzüme bile bakamayan abla, buyurun abi dedi. Eşime telefon ettim. Bizim çocuğun kıyafetlerinden istedim. Akşam olunca vardık eşim ile o ablaya. Konuştuk, dinledikçe hem ağladık hem de huzur bulmuştuk.

    Kocasını, çocuğu üç aylık iken kaybetmiş. Aslında onlarda normal bir aileymiş. Ama hayat onları bu günlere sürüklemiş. Ev temizleyerek, geçinmeye çalışıyormuş. Aklı hep evde bıraktığı çocuğunda kalıyormuş. Kimsesi de yokmuş. Ama gerçekten belli. Tek odalı evde, bir çekyat bir de halı vardı yerde.

    Bu eve taşınmış kirası çok ucuz diye. Buzdolapsız ev mi olur? Bu çocuk televizyonsuz nasıl geceleri oturur? Yoktu valla. Bir önceki ev sahibi eşyaları kiraya saymış, ancak öyle bırakmış.

    Çıktık evden. Eşim ile arabaya binince göz göze geldik birden. Akıllı telefonlarımızın tuşlarına bastık. Birkaç dostumuza ulaştık. Biri televizyon, biri buzdolabı ile yola çıkarken, biz de onlara bol bol alışveriş yaptık.

    Sabaha çok güzel bir kahvaltı edilsin, akşama da tencerede etleri pişsin. İki saat de her şey oldu. Dolapları doldu. Ben verecektim ama buzdolabını getiren arkadaş elime bir zarf tutuşturdu. O para da ablamıza birkaç ay umut oldu.

    Çıkarken evden bana söz verdi. Okullar açılıncaya kadar hergün bana yardıma gelecek. Hem tavuk döner yiyebilecek, hem de annesine harçlıklarını götürecek.

    Şimdi mutlu ve huzurluyum. Bu gece rahat uyurum. Yarında kısmetse dönerimiz şıp şıp akar. Rızkımızda peşimizden koşar. Geriye ne kaldı dilimde? Hepsini geçtim de. Karnımı doyurup ayranı içince, "Elhamdulillah"diyeceğim bundan sonra ben de...
    okuduysan paylaş başkalarıda okusun

    TAVUK DÖNER
    Virüsten dolayı üç ay dükkanı açamayınca özlemiş herkes, saat üç oldu ve neredeyse dönerim kalmadı. Kasada paraları sayarken bir çocuk yanaştı.

    _Abi kaç para dedi. Yarım beş, tam on dedim. Ya çeyrek diye sordu. Anladım o kadar parası yok, dedim sende ne kadar çıkar? Saymaya başladı ama ... See more

    0 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment
  • Serkan BEKİROĞULLARI
    Direkdeki PARMAK İzi.!!!
    Fâtih Sultân Mehmed Hân Hazretleri, İstanbul'u fethetdikten sonra, ilk Cum'a namâzını Ayasofya'da kılmak için kilisenin derhâl câmiye çevrilmesini emretmişdi.
    Ordudaki ustalar kısa sürede Ayasofya Kilisesi'ni, kılıç hakkı olarak "Büyük Fetih Câmîi"ne çevirerek Cum'a namâzına hazırladılar.
    Fâtih Sultân Mehmed Han Hazretleri toplanan cemaate;
    - Aranızda ikindi namâzının sünnetini kaçırmayan var mı? Varsa cemaatin başına geçsin ve İmâmlığı yapsın" dedi.
    Herkes birbirlerine ve büyüklere bakmaya başladılar.
    Sultân'ın lalası da âlimlere ve sonra da Akşemseddin Hazretlerine bakdı. Herkesin başını yere eğdiğini gördü. Akşemseddin Hazretleri de başını öne eğerek;
    - "Bir keresinde evime misâfir gelmişdi.
    Misafiri kıramadığım ve meşgûl olduğum için ikindi vakti keraate girdi.
    Hayâtımda sadece bir kez ikindi namâzımın sünnetini kılamadım" dedi. Akşemseddin'in Hazretlerinin bu sözü üzerine Fâtih Sultân Mehmed Hân;
    -"Ben hayâtımda hiç ikindi namâzının sünnetini kaçırmadım" dedi.
    Ayasofya'da kılınacak ilk Cum'a namâzında İmâmlığa Fâtih Sultân Mehmed lâyık görüldü.
    Kuşatma esnasında bile ikindi namâzının sünnetini kaçırmamışdı.
    Fâtih Sultân Mehmed Hazretleri, Tekbîr getirip namâza durmasına rağmen az sonra sağına soluna selâm vererek namâzını bozdu.
    Tekrâr namâza durduğu hâlde yine sağa sola selâm vererek namâzdan çıkdı. Üçüncüsünde ise, tekbîr getirdikten sonra Cum'a namâzını kıldırmaya başladı.
    Cemaatden bazıları:
    "Padişâh büyük kibre girdi o yüzden namâzı başlatamadı" diye düşündüler.
    Namâz kılındıktan sonra namâzı neden bozduğunu sordular. O da:
    -"İstedim ki namâz sırasında bana ve bütün cemaate Kâbe-i Muâzzama görünsün.
    Kâbe'nin önünde namâz kılalım.
    Bu niyetle namâza durduğumda birinci ve ikinci Tekbîrlerde Kâbe görünmedi.
    Fakat üçüncüsünde Kâbe gözümün önünde belirdi" dedi. Bunun sebebini Akşemseddin Hazretleri'ne de sordular.!
    O da bu hâdiseyi şöyle anlatdı;
    -"Padişâhımız üç defâ Tekbîr getirdi.
    Birinci tekbîrde bakdım ki, Ayasofya'nın yönü kıbleye bakmıyor.
    İçimden "İnşâ-Allâh bir yanlış yapmayız" dedim.
    İkinci kez tekbîr getirdi, tekrâr namâzı bozdu, ancak; namâzı bozduğu için sevindim.
    Üçüncü tekbîrde yine içimden:
    "İnşâ-Allâh namâzını bozar" dedim.
    Fakat o an bana manevî âlemde cemaatin en arka safı gösterildi.
    Bu safta, bir kişilik yerin eksik olduğunu gördüm.
    Bir an bakdım ki;
    Hızır Aleyhisselam, o bir kişilik yere doğru gelirken direğe parmağını sokdu ve Ayasofya'nın yönünü kıbleye doğru çevirdi.
    Ondan sonrada eksik safa geçerek namâza durdu.
    Böylece Padişâhımız üçüncü kez tekbîr getirdikten sonra Kâbe'yi tam karşısında gördü, bir daha selâm vermedi ve böylece fetihden sonraki ilk namâz kılınmış oldu" dedi.

    Direkdeki PARMAK İzi.!!!
    Fâtih Sultân Mehmed Hân Hazretleri, İstanbul'u fethetdikten sonra, ilk Cum'a namâzını Ayasofya'da kılmak için kilisenin derhâl câmiye çevrilmesini emretmişdi.
    Ordudaki ustalar kısa sürede Ayasofya Kilisesi'ni, kılıç hakkı olarak "Büyük Fetih Câmîi"ne çevirerek Cum'a namâzına ... See more

    1 Like 0 Comment
    You need to sign in to comment

Rate

Your rate:
Total: 5 (27 rates)
'':
fade
slide
Rating: